BARBAR FILM SUNAR

AŞIKLAR
LES ANIMAUX AMOUREUX
ANIMALS IN LOVE

BİR Laurent Charbonnier  FİLMİ

YAPIMCI
Jean-Pierre Bailly

ÖZGÜN MÜZİK
Philip Glass

Çekimler 500 gün sürdü.
80 saatlik ham film elde edildi.
170 canlı türü filme alındı – 80 tür, son kurguda göründü.
Sıcaklıklar -30°C ile +50°C arasında değişti.
Yapım, 2 yılı aşkın bir sürede 16’dan fazla ülkede tamamlandı.

Yapımcının notu
Jean-Pierre Bailly

Laurent Charbonnier ile 10 yıldan fazla süredir birlikte çalışıyoruz. Âşıklar projesi ilk kez, Laurent “Last Trapper” (Son Avcı) macerasında çalıştığı sırada şekillendi. Daha o zamandan Laurent, filmin epik boyutlarını kafasında belirlemişti bile.

Türler arasındaki en iyi temsilcileri, çekim yapılabilecek en güzel mekânları ve elbette, bu anları yakalamak için en uygun mevsimleri belirlemek için bir yıllık bir araştırma sürecine gereksinim vardı.

Sonra da elimizdeki film çekim ekipmanını ve teknolojimizi yaptığımızı seçimlere göre uyarlamamız gerekti.
İki yıl boyunca çekim yaptık, hep bekleyerek, gözleyerek, gizlenerek, suda ve çamurda çömelerek, ağaç tepelerinde, sıcak hava balonlarında… Zorlu hava şartlarında sürprizlerle dolu,uzun bir çekim süreci…
Yakalamak için o kadar çabaladığımız harika görüntüleri elde etmek ne büyük bir ödül oldu bizler için!
Hedeflediğimiz olumlu, şiirsel, duygusal, beş duyuya da hitap eden bir hava oluşturabilmek için filmin kurgusu önceden başlatıldı.
Görüntüler, Cécile de France’ın Fransızca anlatısı ve Philip Glass’in müziğiyle birleşerek büyüleyici bir operaya dönüşüyor. Hayvanların dünyasına insan gözüyle gizlice bakışımız, bize çoğu kez kadınlar ve erkeklerin davranışlarını anımsattı. Bu film insanlığı, diğer türlerin yanında ait olduğu yere, doğaya geri veriyor.
Âşıklar filmi ve doğasever yaklaşımı, bizim için biyolojik çeşitliliğin ve doğanın korunması konusunda verilen öncelikli ve acil mücadelenin de bir parçası oldu.

Film Hakkında

Bu film, çeşitli hayvan türlerini baştan çıkarmanın farklı aşamalarında gözler önüne seriyor. Bu hayvanlar biyolojik sınıflarına göre değil, duygularına, davranışlarına ve belirli anlara göre sırayla karşımıza çıkıyorlar. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, hayvanlarda da baştan çıkarma olgusu bazen başarıyla bazen de başarısızlıkla sonlanan, erkekle dişi arasında süren bir tartışmadır. Aşık bir erkek geyik, dişisi onu kabullenene dek vücut ağırlığının %30’unu kaybedebilir. Ancak, türlerin sürekliliği söz konusu olduğunda gururun yeri yoktur.

Şefkat ve duygular geçerlidir, hele hele eşlerini okşamaktan asla bıkmayan orangutanlar için. Öpüşmek ve sarılmak da en az insanlarda olduğu kadar hayvanların günlük yaşamlarının da bir parçasıdır.

Konu baştan çıkarma olduğunda, hayvanların inanılmaz yetenekleri ortaya çıkar: Dans etme, şarkı söyleme, dövüşme, özenli yuvalar inşa etme, hediyeler sunma, kendi kokularını yaratma…
Sonra da yenidoğanlar gelir ve duygularda doruklara erişilir. Annelik ve babalık zor ya da kolay olabilir, ama her zaman büyüleyicidir.

Laurent Charbonnier
Yönetmen

Daha küçük bir çocukken bile evinin yakınındaki ormanda kaybolan, televizyondaki doğa belgesellerine kapılan Laurent Charbonnier, hep hayvanlar üzerine çalışan bir sinemacı olmak istedi. Onlu yaşlarındayken önce fotoğrafçılık ardından da sinema öğrenimi gördü. Öyküler anlatmak, bir kurbağanın atlayışını baştan sona yakalamak istiyordu.
İlk hayvan belgeselini yirmili yaşlarında, bir yapımcı desteği olmadan satın aldığı bir kamerayla çekti. Çektiği parça, çocukken neredeyse dini bir heyecanla takip ettiği televizyon programında gösterildi. Hayaller gerçek olmuştu.
Laurent Charbonnier önce televizyon için çalıştı, harikulade belgeseller çekti, üstelik puhu kuşlarını filme çekmek için 90 gece uyanık kalmak pahasına. Yirmi altı ya da 52 dakikalık en az 40 belgesele imzasını attı.
1998’de, “Les Enfants du Marais” (Bataklık Çocukları) filminin hayvanlı sahnelerini çekmesi için Jean Becker onunla temasa geçti. Laurent Charbonnier, ilk kez kullandığı 35mm filmden bir daha asla vazgeçmedi.
Bunu “Les peuples migrateurs” (Kuşlar: Kanatlı Uygarlık) izledi. Bu filmde, kuşların çekiminden sorumlu görüntü yönetmeni oldu. Bunun ardından, Nicolas Vanier’nin yönetmenliğini yaptığı “Last Trapper” (Son Avcı) geldi. Bu film için ayıları, kunduzları, kutup geyiklerini izledi.
Laurent Charbonnier, Âşık Hayvanlar’ın ilk sahnelerini Fransız kırlarındaki evinin hemen dışında, ilk kez uzaktan kumandalı bir kamera kullanarak çekti. Bu kamera sayesinde hayvanlara hiç belli etmeden, izleyicileri onların en samimi, en mahrem anlarına davet etme şansını yakaladı.
Âşık Hayvanlar’ın çekimi sırasında hayvanlar asla, kat’a rahatsız edilmediler. Laurent Charbonnier, hem kendisinin hem de ekibinin, kuşların yavrularını beslemeyi kesintisiz sürdürebilecekleri, doğayı aynen buldukları gibi bıraktıkları bir yolla çalışmalarından dolayı gurur duyuyor.

Philip Glass

Operalar, senfoniler, besteler, film müzikleri… Allen Ginsberg’den Woody Allen’a, Twyla Tharp’tan David Bowie’ye çok farklı sanatçılarla çalışan Philip Glass, dünya müziğinden pop-rock’a klasik danstan deneysel tiyatroya farklı türlerde çalışmalarını sürdüren ilk müzisyendir.
1937’de doğan Glass, Chicago Üniversitesi’nde, New York’taki Juilliard School’da ve Aspen’de öğrenim gördü. Ardından kendi sesini bulmak amacıyla efsane Nadia Boulanger ve Ravi Shankar’la çalışacağı Paris’e gitti. 1967’de New York’a döndü ve Philip Glass Ensemble’ı kurdu.
Glass, yinelenen yapılarla kendini ifade etmeyi tercih eder. Bestelerinin çoğu, dinleyeni dönerek içine gömüleceği, tekrar eden temalarla oynar. Jean Cocteau’nun klasik yapıtlarından belgesellere, farklı türde filmlere müzikler bestelemiştir. Tek başına ya da grubuyla birlikte çalar, dünyanın birçok yerinde konferanslar ve atölye çalışmaları gerçekleştirir.
Âşık Hayvanlar’da Glass, doğanın kusursuz halini yeniden üretmeye çalıştı.
Bu projeyi konuşmasız filmlerde çalışmayı sevdiği için seçen Glass, burada da hayvanlar dünyasından çeşitli şarkılar ve seslerle oynayabiliyor.
Bu filmdeki çalışmasını üç ana bölüme ayırıyor Glass: Doğanın yüceliğini yansıtan bir ana tema; kanat çırpma hissini verecek, tahta nefeslilerle çalınan bir “kuş” boyutu; iki klarnet, iki trompet gibi çift aletlerle çalınan ve çiftler halindeki hayvanları yansıtan bir başka tema.
Asıl amaçlardan biri de vahşi doğanın komik ve alaycı yönünün de müziğini verebilmekti.

Önemli Filmleri
2007 Cassandra’s Dream
2007 Notes on A Scandal (Skandal)
2006 The Illusionist (Sihirbaz)
2004 Undertow
2004 Secret Window (Gizli Pencere)
2004 Taking Lives (Hayatın Benim)
2002 The Hours (Saatler)
1998 The Truman Show
1997 Kundun
1992 Candyman (Şeker Adam)
1987 Hamburger Hill (Hamburger Tepesi)
1984 Mishima

Dünya her mevsimde, hayvanlar âleminde yaşanan aşklara dair şarkılar, inlemeler ve çığlıklarla titreyip durur. Kâh Boradway’e yaraşır danslarla, kâh türlü türlü hediyelerle tavlanmaya çalışan şehvetli eşler, kimi zaman gülünç kimi zaman duygusal ama kesinlikle görkemli gösteriler sergiler. Yunuslar, aslanlar, palyaço balıkları, her cins kuş, kangurular, maymunlar, yengeçler ve böcekler... çiftleşmek ve hayat vermek için birbirlerini baştan çıkarmaya çabalıyorlar. Aşk törenleri insan davranışlarının neredeyse aynadaki yansıması.
Dokunaklı ve aynı zamanda görkemli görüntüleriyle Âşık Hayvanlar bizi dünyanın dört bucağına götürüyor, bugüne kadar gördüğümüz en olağanüstü aşk öykülerini anlatıyor…

BİR
Laurent Charbonnier
FİLMİ

YAPIMCI
Jean-Pierre Bailly

ÖZGÜN MÜZİK
Philip Glass

BİR
MC4
FRANCE 3 CINÉMA
TF1 INTERNATIONAL
JMH
ORTAK YAPIMI